Marie ANTOİNETTE : Hüzünlü bir hayat hikayesi ...
Ekmek yoksa pasta yiyin diyerek halkı aşağıladığı düşünülen kraliçe: Marie Antoinette. Peki, acaba bu kadar basit mi? Yıllar önce Fransa'da bulunduğum bir yaz, günlüğünü buldum bu hüzünlü kraliçenin. Günlük beni o kadar etkiledi ki üç gün park bahçe her bulduğum ortamda okudum ve bitirdim soluksuz kalarak. Sonrasında bulduğum kitap ve belgesellerin tamamını izledim. Diyorum ki Acaba sizde Fransa'nın son kraliçesini daha yakından tanısanız mı?
Marie Antoinette Kısaca Hayatı
Planlandığı gibi 14 yaşındayken ülkesini ve ülkesine ait tüm anılarını hatta köpeğini bile terk edip Fransa’ya yollanır. Marie 14 müstakbel eşi Louis XVI 16 yaşındayken evlendirilir. Ama elbette ikisi de çocuk olduğu için bu evlilikten pek de bir şey anlamazlar. Louis genç eşinden çok ava gitmekle ilgilenince elbette Marie’den Versailles sarayının sıkıcı gelenekleriyle baş başa kalır. Neredeyse de hepsini son derece sıkıcı bulur. İtiraf edeyim hiçte haksız sayılmaz.
19 yaşındayken Güneş Kral Louis XV ölünce eşi kral Marie’de kraliçe olur. Artık saraya dair her şeye isyan etme ve değiştirme gücüne sahiptir. Örneğin sarayın hemen hemen tüm mobilyalarını değiştirir. Hepsini daha gösterişli daha görkemli hale getirir.
Ama bu mobilya değişiklikleri yetmez, Marie tüm bu sıkıcı protokollerden kaçmak ister. Versailles sarayını hapishanesi olarak görüyordur. Bunun üzerine eşini mutlu etmek isteyen genç kral ona sarayın bahçesinde “Petit Trianon “ denilen bir alan inşa ettirir. Burası sadece Marie’ye aittir.”Burada kraliçe değilim ben kendim oluyorum”.der. Orası tamamen Marie’ye aittir. Kimse Marie davet etmeden oraya gelemez. Sevgili eşi Louis XVI bile !!
Bu yeni alan Saray protokolü için bir skandaldır. O güne kadar hiçbir kral ve kraliçe birbirinden farklı bir yerde uyumamıştır. Oysa Louis ziyarete gitse de asla Petit Trianon ‘da uyumaz.
Bu alanın hem yan tarafında Hameau denilen bir alan oluşturur Marie. Burada bir çiftlik bile vardır. Bu şekilde çoluk çocuk toprakla ve hayvanlarla ilgilenebilir. Bildiğiniz çiftçilik yapar: süt sağar, toprağı eker, yumurta toplar… En sevdiği hayvan ise kuzularıdır.
Elbette Marie basit zevkleri olan bir kadın asla değildir. O bir kraliçedir ve en iyisini ister. Moda, mutfak, mücevherler ve saçları ile ilgili farklı ve pahalı zevkleri vardır. Müzik, tiyatro ve operayı sever. Sık sık partiler düzenler. Bunların sebebi belki de evliliğinde istediğini bulamamış olması ve kendini yalnız kapana kısılmış hissetmesidir. Diğer nedeni ise uzaktan bile baskı ve otoritesini sürdüren annesidir. Ama ne olursa olsun gittikçe fakirleşen halk için Marie lüks yaşayan savurgan ve düşüncesiz bir kraliçedir. Kimse onu sevmez
Fransız Devrimi arkasından önce devrim mahkemelerinde yargılanan Louis XVI giyotin edilir ardından aynı mahkemede yargılanan Marie Antoinette 1793’te giyotin edilir. Bunun öncesinde kendisinden ayırdıkları sevgili çocuklarına “beni ölüme mahkum edenleri affedin ve annenizin sizi çok sevdiğini unutmayın” yazacaktır
Ancak 22 yıl sonra St Denise Bazilikasında onlara mezar yapılır ve onların anısına bir şapel inşa edilir.
Peki, Marie Antoinette sadece bu anlatığım kadar mı sizce?
Marie Antoinette ve Mutfak
Marie daha önce de söylediğimiz gibi tüm saray protokollerini sıkıcı ve gereksiz görüyordu. En sıkıcı bulduğu konulardan biride yemekler ve tüm o sıkıcı yemek adetleriydi.
Fransa Sarayında yemek yemek tam bir işkenceydi başlarda onun için. Ortaya bir masa kurulur ve tüm sarayın ileri gelenleri onları yemek yerken izlerdi. Geleneklere göre her öğünde 28 farklı yemek çeşidi sunulmak zorundaydı. Louis’nin iştahı gayet iyiydi. O ağzının suyu aka aka av hayvanlarını yerken Marie kuş kadar yemekteydi. Bu dönemde kaz ciğeri ezmesi, mayonez ve camembert denilen peynirler Fransız mutfağına dâhil olmuştu. Fakat Tüm bunlar Marie için fazla yağlı fazla ağırdı. O daha çok sebze ve meyve sevmekteydi.
Marie öncelikle bezelyeyi Fransız mutfağına sokar ve tüm asilzadelerin yemesini sağlar. Ama en önemlisi onun döneminde patates Fransız mutfağının baş tacı olur. Kral, 50 hektarlık bir araziye patates ektirip, çok değerli bir bitki yetiştiriliyormuş gibi arazinin çevresine de nöbetçiler diktirir. Amacı halkın ilgisini çekmek olan Louis XVI, bu konuda çok başarılı olur. Hem halk bulamadığı ekmek ve açlığını gidermek için iyi bir alternatife sahip olur hem de Marie çok sevdiği bir sebzeyi saray menüsüne sokmayı başarır.
Marie kendisine oluşturduğu çiftlikte taze ürünler yetiştiriyor ve misafirlerine hep teze ürünler sunmayı seviyordu. Örneğin çiftliğin gölünde balık yetiştiriyor ve bahçesindeki taze çiçeklerle sunuyordu. Günümüzde moda olan yenilebilen çiçekler kullanımı onun tarafından daha o yıllarda kullanılıyordu. Bunun yanı sıra sarayda üzüm bağı bulunması ve şarap yapımına rağmen Marie hiç şarap içmiyordu sadece şampanya… Ama en çok süt içmeyi seviyordu. Bu nedenle Louis XVI sevgili kraliçesine antik bir tapınağa benzeyen bir mandıra hediye eder. Bu Mandırada hem süt ürünlerinin tadılabileceği hem de üretileceği alanlar bulunmaktadır.
Fakat en önemlisi Marie ve onun tatlılara olan düşkündür. Öncelikle Viyana’dan gelirken orada kipferl adı verilen çöreği Fransa’ya getirir ve ona Fransızca şeklinden dolayı croissant adı verilir. Bunun dışında madeleine, macaron ve meringue gibi tatlılar onun gündelik hayatının bir parçası olur. Bir kadın en çok ne yemekten haz alır? Elbette çikolata! Marie daha önceleri sadece tıbbı nedenlerle kullanılan sıcak çikolatayı hem kendisi hem kral için minik fincanlarda sabahları alınan bir keyif içkisine dönüştürür. Bu sıcak çikolata bu günkülere göre daha sert ve daha baharatlıdır. Marie’nin en sevdiği vanilyalı olandır.
Eğer Marie Antoinette ilginizi çektiyse o zaman daha fazlası için size birkaç önerim var:
Marie Antoinette: Journal d'une reine ( Evelyne Lever) - Kitap
Marie Antoinette : Vasat bir karakterin portresi (Stefan Zweig) - Kitap
Marie-Antoinette ( Sophia Coppola) -Film ... Film oscar ödül töreninde en iyi kostüm ödülünü almıştır. şiddetle tavsiye edilir.
Birde bana yazabilirsiniz elbette daha çooook hikayem var Marie ile ilgili duymak isterseniz elbette ....💖

Yorumlar
Yorum Gönder